Gölgeler, Sizi Görebiliyorum!

Daha önce hiç sosyal medyanın bir mağara olduğunu ve birçok gölgesi bulunduğunu hissettiniz mi? Bu soru hakkında düşündüğünüzde kendinize “sosyal medya nasıl mağara olabilir, gölgeler nelerdir?” diye sorabilirsiniz. Sosyal medya, Platon’un mağara alegorisindeki gibi soğuk ve karanlıktır. Gölgeler ise bizlerden sakladığı gerçekler, bizlere gösterdiği sahteliklerdir. Durumu daha iyi açıklamak için biraz bu alegoriden bahsetmek istiyorum.

    Platon’un Mağara Alegorisi:

Platon’un “Devlet” adlı eserinin 7. kitabında Sokrates’in ağzından ortaya attığı alegoriye göre, bir grup insan doğduklarından beri mağarada yaşar ve dışarıdaki dünya hakkında hiçbir şey bilmez. Mağaranın içerisinde doğal ışık kaynağı olmadığından mağara karanlıktır. Mağaradaki insanlar ya da diğer bir adıyla tutsaklar, zincirle bağlandıklarından sadece bir ateşin önünden kendilerine gösterilen nesnelerin gölgelerini duvarda görür ve bu gölgeleri gerçeklik olarak algılar. Nihayet bir gün bir tutsak, zincirlerinden kurtulur ve mağarayı terk edip kendini dışarıya atar. Dışarıdaki güneş gözlerini kamaştırır, tenini yakar. İlk defa güneş ışığını ve onun aydınlattığı gerçek nesneleri görür. Çiçekler, ağaçlar, kuşlar, kayalar… Platon bu olayı şöyle açıklar “Daha öncesinde bu insan sadece gölgelere bakmaktaydı. Şimdi ise oluşun gerçek doğasına yakınlaştı.”

Zincirlerinden kurtulup gerçekliğe ulaşan bu tutsak geri mağaraya arkadaşları için döner ve gölgelerin aslında sahte olduğunu, dışarıda gerçeklikle inşa edilmiş, güneş ışığında parlayan gerçek nesnelerin, gerçekliğin olduğunu anlatmaya çalışır. Mağaradaki arkadaşları bu gerçekliğe yani dışarı çıkan tutsağın dediklerine inanmazlar ve onunla alay edip onu öldürmeye çalışırlar.

Bu alegoriye göre zincirini kıran ve hakikate ulaşan kişi filozofları ve sorgulayan insanları temsil ederken mağaranın duvarına yansıyan gölgeler ise toplumda kabul edilen doğruları, belki de doğru görünümlü yanlışları, sahtelikleri simgeler.

Gelelim sosyal medya ve bu alegoriye, sosyal medya ve içindeki uygulamalar mağarayı temsil ederken biz kullanıcılar tutsakları ve gölgeler ise bize gösterilen sahte şeyleri temsil ediyor. Sosyal medyanın elbet yararlı etkileri var fakat olumsuz etkileri de göz ardı edilemez. Sosyal medyadan başımızı kısa bir süreliğine kaldırıp etrafa baktığımızda, sosyal medyada gösterilen birçok şeyin tozpembe ve sahte olduğunu fark edebiliriz ve bu farkındalık yalnız hissetmemize neden olabilir.

Öncelikle, neredeyse herkes günümüzde teknolojik aletler ve dolayısıyla sosyal medya kullanıyor. Mağara gibi olan bu platform soğuk, karanlık ve birçok insana ulaşıyor. Mağaradaki insanların sadece gölgeleri görmesi gibi biz de sosyal medyada sadece bize gösterileni görüyoruz ve bu gösterilenlerin doğruluğunu çoğu zaman sorgulamıyoruz. Örneğin, birçok sosyal medya kullanıcısı, ünlüleri ve onların yaşamlarını, paylaştıkları fotoğraflar ve gönderiler aracılığıyla takip etmekte. Bu fotoğrafların arkasındaki gerçek yaşamları hiçbirimiz bilmiyoruz fakat bize gösterilenleri “gerçeklik” olarak kabul ediyoruz. Kusursuz yaşamlar, mutlu hayatlar… Bize gösterilen kusursuzluğun arkasında belki de bu kişilerin “kusur” olarak gördüğü birçok gerçeklik gizli…

İkinci bir örnek ise hepimizin günlük hayatta karşılaşabileceği cinsten bir örnek. Arkadaşlarınızla bir kafede oturduğunuzu hayal edin. Bu arkadaşlarınız, belki siz de dâhil telefonlarınızla ilgileniyor ve birbirinizle pek de muhabbet etmiyorsunuz. Bir fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşırken fotoğrafın altına “Arkadaşlarımı çok özlemiştim ve sonunda buluştuk, mükemmel zaman geçiriyoruz.” açıklamasında bulunuyorsunuz. Bu fotoğrafı gören sosyal medya kullanıcıları güzel vakit geçirdiğinizi düşünebilir çünkü siz onlara bu gölgeyi gösterdiniz fakat gerçekliğe baktığımızda sadece telefonlarınızla ilgilendiniz ve birbirinizle sohbet etmediniz bile. Hangisi gerçek, paylaştığınız fotoğraf mı yoksa kafede geçirdiğiniz ve pek iletişimde bulunmadığınız o vakit mi? “İçerik neredesin, çok gölge var göremiyoruz!” adlı makalede “Yaşanmayan hayatları yaşıyormuş gibi göstermek bugünün vebası.” cümlesi yer alıyor ve bu cümlenin günümüz dünyasının bir özeti niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Olmayan hayatları oldurmaya, yaşanmayan anları yaşanmış gibi göstermeye neden bu kadar çaba gösteriyoruz anlam veremiyorum. Gölgeleri neden görmezden geliyoruz ve neden bu gölgeleri kimi zaman biz yaratıyoruz?

Sosyal medyaya o kadar bağımlı bir hale gelmişiz ki, çok popüler bir platformu kullanmayan bir arkadaşımıza rastladığımızda “nasıl kullanmazsın, mağarada mı yaşıyorsun?” cümlesini kurabiliyoruz, aslında mağarada yaşayanın biz olduğumuzu fark etmeden…

 Referans:

Contentus.net ‘’İçerik Neredesin? Çok Gölge Var Göremiyoruz!’’ 2018.

(http://contentus.net/icerik-neredesin-cok-golge-var-goremiyoruz/) Plato, (380 BC), ‘’Allegory of the Cave’’ from the Republic, paragraph 34.

armysuzy

  • https://ip169.ozelip.com:10977