İş Hayatında Kadınlar

Hep, bir mücadelenin peşinde koştu insan. Kimi zaman haksızlıktan kimi zaman da kötülükten. Bugün söz edilen ise insanın insana mücadelesi, kadının gözünden.

RENKLİ İŞ DÜNYASI: ACIMASIZ TARAFI

Sizce bir kadının iş hayatı ne kadar kolay olabilir? Geçmişte ve hatta günümüzde kadınlara verilen imkanlar son derece kısıtlı. Üstelik çeşitli zorbalıklarla hali hazırda sahip oldukları pek çok imkândan da mahrum bırakıldıkları bir dünyada yaşıyoruz. Hâl böyleyken, günlük yaşamda dahi hakkı verilmeyen kadınlar, iş hayatında da geri plana itiliyor ve dışlanıyor.

Cinsiyetçiliğin İş Dünyasına Yansıması

Kadınların her alanda olduğu gibi iş hayatında da zorlanmasının sebebi, yaşamak zorunda bırakıldığımız erkek egemen dünyadır. Biyolojik olarak farklı olması sebebiyle bir yaşamın dışına itilen varlıklar olan kadınların bu hayattaki başarıları göz ardı edilerek yetersiz birer canlı oldukları öne sürülüyor. Duygusal olduğu ve mantıklı kararlar veremediği bu yüzden de başarısız olacakları gerekçesiyle de kendilerini haklı çıkarmaya çalışarak kadınların iş hayatında pek çok zorlukla karşılaşmasına göz yumuyorlar. Hâlbuki duygusallık tüm insanların sahip olduğu bir durumdur ve geri planda tutmak cinsiyetle alakalı değil kişinin kendisiyle alakalıdır.

Feminizm ise tam bu noktada devreye giriyor. Sadece kadın oldukları için mantıktan yoksun olmadıkları hatta yeterli imkana, daha doğrusu hak ettikleri eşitliğe sahip olduklarında oldukça iyi işler başaracakları aşikâr olan kadınlar bu egemenlik durumunu fırsat eşitliğine dönüştürmek için büyük çaba gösteriyor. Kadın ve erkeğin biyolojik olarak değil sosyal, politik ve etik olarak eşitliğini sağlamaya çalışarak toplumda kendilerine yer edinmek için uğraşıyorlar.

Kadına Yüklenen Roller

Hayata karışmaması için annelik, ev işi yapma gibi roller yüklenen çok fazla kadın var. Ancak bu haksızlığı reddedip iş hayatına girenlerde var elbette. Hatta günümüz dünyasında bu gittikçe yaygınlaşan bir durum. Ancak yine de özellikle de evli olan kadınlar eve döndüklerinde üstlerine yapışmış bu rollerden kurtulamıyor. Evde bir iş dağılımı yapılması yerine tüm işler kadına yıkılabiliyor. Son derece yanlış olan bu durumu düzeltmek için yapılabilecek tek şey ise bireylere iyi bir eğitim vermekten başka bir şey değildir.

Bazen bu engeller sadece ev işleri ya da çocuk bakımı olmayabilir. Din ya da kültür gibi kavramları kullanarak kadının kendi özgürlüğünü eline almasının ayıp, günah vs. olduğunu öne sürenler mevcuttur. Tabii böyle asılsız iddiaları yıkmak da yine kadına kalıyor.

Zorbalığın İş Dünyasına Yansıması

Tüm bu kurulu ya da kurulmaya çalışılan düzeni kabul etmeyen küçük de olsa bir topluluk var. İş hayatının -maalesef ki- caydırıcı politikalarına baş kaldırmaya çalışıyorlar. Kimi zaman yapılan mobbingler, kimi zaman ise açıkça ayrıştırıcı yaklaşımlar biz kadınları ister istemez bu dünyaya uzaklaştırıyor ve adapte olma sürecini yavaşlatıyor. Buna rağmen yine de iş dünyasında var olmaya devam eden kadınlardan pek çoğu ne kadar ket vurulsa da eninde sonunda çabalarının karşılığını almayı başarıyor.

Bir kadının, eşinden ya da iş arkadaşından daha başarılı ve daha yüksek maaşla çalışmasına katlanamayan insanlara rağmen başarıyı yakalamış ve ayaklarının üstünde duran pek çok kadın tüm bu olumsuz şartlara karşı birer gurur kaynağı ve örnek olarak motivasyonumuzu artırıyor elbette.

Ayrımcılıklar dünyası olan iş hayatında; psikolojik baskılar, tacizler ve türlü zorluklar yakın zamanda bitmeyecektir. Hatta yanlış yönlendirilen insanlar bu tür olumsuzlukları daha da artırmaya devam edecektir. Ancak her şeyde olduğu gibi bu hassas konularda da iyi eğitim verilmesi sorunların çözümüne büyük katkı sağlayacaktır. İnternet çağında olmamız erişimimizin çok daha geniş bölgelere yayılmasına, bu konularda kendimizi geliştirmemize ve başka insanları da bilinçlendirebilmemize olanak sağlayacaktır.

holylight

  • https://ip169.ozelip.com:10977