Röportaj : Kaynamış Sütün Üzerindeki İnce Kaymak Tabakası

karambol: Kafa Sözlük’e üye olma maceranızı anlatabilir misiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Ben bir süredir sosyal medya kullanmıyorum. Devamlı başka bir sözlükte takılıyordum. Gündem olsun, ilgilendiğim konular olsun… Ama orada çaylak sisteminden dolayı yazma fırsatım olmuyordu. Daha doğrusu içimden gelmiyordu. Takip ettiğim YouTuber’ın videosunda Kafa Sözlük’e rastladım. Hemen ilgimi çekti. Giriş o giriş…

karambol: Kafa Sözlük’e ilk adım atığınızda eleştirdiğiniz konular ya da aklınızda soru işaretleri mevcut muydu?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Yoktu. Bayağıdır özgürce yazabileceğim bir sözlük ortamı arıyordum. Mevcutlardan farklı. Hatta başka bir oluşuma, bir YouTuber’ın açmış olduğu sözlük stilinde yöneldim. Hayalimdeki ile alakası yoktu. Akabinde kısa süre sonra burasından haberim oldu ve kaydoldum. Direkt hakkında fikrim olan başlıklara yazmaya başladım ve uyumlu geldi. Açıkçası aklıma eleştirel bir unsur gelmedi.

karambol: Nick’inizin hikâyesi var mı?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Ben ilk kaydolduğumda diğer sözlükteki çaylak nick’imi buraya taşımıştım. Sonra bir gün bu beni rahatsız etti. “Yeni bir oluşum burası, ben neden eskinin peşindeyim?” gibisinden konuşan iç sesime kulak verdim. Nereden aklıma geldiğini benim de hâlâ çözemediğim mahlas zihnime düştü.

Ben bu kaymağı sevenlerdenim, mizacıma da uyuyor. Onu da şöyle izah edeyim: Ben çevresinde az ve öz insan barındıran biriyim. Aynen bu kaymağı sevenler gibi, tam uygun. Böylelikle farklı bir mahlas olduğuna kanaat getirdim.

karambol: Yazarlarımızın çoğu gözlüklerinizin markasını merak etmekte. Hatta kulağımıza sözde siz Kurtlar Vadisi’ndeki Pala gibi gözlüklerinizle anılmak istiyormuşsunuz şeklinde duyumlar geldi. Bu konu hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyim?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Bu soru karşısında şok derecesinde şaşkınım, aklıma dahi gelmezdi. Profil resmimden yola çıkarak böyle bir dedikodu oluştuğunu düşünüyorum. Marka merakını tabii ki gidereyim. Rayban Justin modeli bir güneş gözlüğü. Bu arada hayatımda Kurtlar Vadisi’ni sadece meraktan, sınırlı sürede izledim.

karambol: Yeşil mahlaslı olmak nasıl bir duygu?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Karma puanı kazandıkça, yönetim markette ne sunduysa, hevesli velet misali alanlardanım. Bir şey hissettirmedi açıkçası, hevesimi almış oldum.

karambol: Yeşil mahlaslı olmanızdan mütevellit yazarlar tarafından bir tepki aldınız mı?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Sadece “Oo, yeşil olmuşuz, hayırlı olsun.” tarzında tepkiler aldım. Bir de önceden yeşillenmiş bir sözlüktaşımdan “Ooo, benden özendin, değil mi?” gibi nüktedan tepkiler aldım.

karambol: Kafa Sözlük’te engellediğiniz bir yazar var mı? Engelleme nedeninizi öğrenebilir miyim? Buradan ne söylemek istersin?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: En fazla üç kişidir. Onlar da “trol” diye nitelendirdiğimiz isimler arasından. Genelde başlıklarına cevap niteliğinde bir şeyler yazardım. Bir süre o kadar saçma hâle geldi ki engellemek zorunda kaldım. Arkadaş ukde yağdırmaya geçti, bu sefer engellesem de görüyorum. Sözlüklerde kaliteli trollükten kimse rahatsız olmuyor. Başlık açıp trol kasacağım diye hırs yapanlarda sonuç başlık ve tanım kirliliği oluyor. Bu da sözlük müdavimlerini rahatsız ediyor. Tavsiyem, bir şeyler yarattıkça yazsınlar, yazmak olsun diye değil!

karambol: Kafa Sözlük’te engellediğiniz yazarların içerisinde birinin moderatör olduğunu gördüğünüzde tepkiniz ne olurdu?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Şaşırırdım. Moderatör olma yetilerine sahip olmayan kişilerin başka bir sebep ile yanlış tercih olarak bu pozisyona getirildiğini düşünürdüm. Çünkü çok zorlaması lazım yazar kişisinin, cidden engelleme toleransım yüksek.

karambol: Peki siz herhangi bir yazar tarafından engellendiniz mi?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Tabii ki. Bazı yazarlar eleştiriye gelemiyor. Şöyle, bazen açılan başlık o kadar manasız ve gereksiz ki benim de kanım durmuyor. Böyle bir başlıkla karşılaşınca akabinde hem tanım hem de eleştiri olan bir içerik giriyorum. Sonra zaten yazar kişisi kalitesini direkt turnusolde gibi belli ediyor. İlk mesaj küfür kıyamet oluyor. “Ne oluyor, yavaş dostum!” demeye kalmadan engellendiğimi fark ediyorum.

karambol: Kafa Sözlük’te moderatör olmak ister miydin?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: İstemezdim. Kafa Sözlük benim iş hayatımda tam bir geçiş dönemine denk geldi. Kaydolduğumdan beri işte dahi aktif olabildim. Tamamen buraya kısmet bir şans. Tabii ki bu hep böyle gitmeyecek ve de tam hakkıyla yerine getiremeyeceğim bir sorumluluğu almak istemem. Kişiliğime uymaz.

karambol: Kafa Sözlük’ün formatında ya da moderatörlerinde eksik bulduğunuz yönler var mı?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Format ve moderatörler on numara. Hepsiyle hem bir sorunu konuşup hem de normal sözlük arkadaşı gibi sohbet edebiliyorum. Mesela “uykusuzkahve”. Çok samimi ve uzun zaman önce tanıştığım bir arkadaş gibi konuşabildiğim biri. Sadece ortada saçma sapan bir başlık olabiliyor. Bazen başlığa ben de boş veremeyip bodoslama bir tanımla dalabiliyorum. Bu durumda bu saçma başlık çok normalmiş gibi ben “Tanım yok.” diye uyarılabiliyorum. Böyle basit şeyler. Büyük bir tartışma veya sorunum olmadı.

karambol: “Format olarak on numara. Moderatörler de aynı. Bu beyanda bulunmanızın etkeni Kafa Sözlük bünyesinde bir moderatörle röportaj yapmanız mı?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Tabii ki hayır. Hatta röportaj yaptığım moderatör belki de ilk kez uzun sohbet ettiğim biri. Kafada soru işareti olmaması babında; ben daha sık “uykusuzkahve”, “hi my i run” ve “eyluling” ile iletişim hâlindeyim ama diğer moderatörlerin de aynı olduğundan zerre kadar şüphem yok.

karambol: Gelecek hafta hangi yazarımızı konuk etmemizi isterdiniz ve kendisine yöneltmemizi istediğiniz bir soru var mı?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: “larktwain_123_”. Soru olarak bir soru gelmiyor aklıma ama kendisi imrenilecek bir okur ve yazar. İkincisi “kuzguncuktaki vişne” olurdu.

karambol: Hayatınızdaki en büyük keşkeniz nedir?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Lise sonunda üniversite sınavı var. Sınava hazırlanmak bir yana, gençliğimde çok heyecanlı ve telaşlıydım. Hâlâ öyleyim de azaldı. İşte üniversite sınavına girdim, bir şeyler yaptım, mezunu olduğum bölümü seçtim. Bir nevi puanımın yettiği bölümü diyebiliriz. Sebebi biraz “Ben bir sene daha hazırlanıp bu stresi, telaşı kaldırmam.” düşüncemdi. Bu sanırım pişmanlığım.

karambol: Kısa sürede takipçi sayınız 100’leri geçti. Bu başarınızı neye bağlıyorsunuz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Buna başarı mı denir, bilemedim. Çünkü içlerinde tanımlarını beğenip de sohbet ettiğim, kendisini takipte olduğumu bir şekilde hissettirdiğim yazar çoktur. Onların geri dönüşleri de dâhil bu sayıya diyebilirim. Aldığım dönütlerden yola çıkarak yazdıklarımı özgün ve yerinde bulmaları diyebilirim.

karambol: Sizinle uğraşan sözlük içinde birileri mevcut mu?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Herkes keyfine baksın. Burası adı üstünde bir nevi kafa dağıtma platformu. Böyle işlerle uğraşmaktan eğleneceğim derken strese gark oluyorlar.

karambol: Hakkınızda Kafa Sözlük yazarlarını kapsayan Telegram’da bir sohbet grubu kurduğunuz iddia ediliyor. Neden böyle bir girişimde bulunma ihtiyacı hissettiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Buradan muhabbetimizin çok güzel uyduğu, birbirini tanıyan arkadaşlarla bir arada aynı anda sohbet edebilmekti. Sınırlı sayıda kullanıcıya ait bir grup yani. Onun dışında bir amacı yok.

karambol: Daha önce de kitap kulübü grubu kurmaya çalışmışsınız. Kitap kulübü Telegram grubunu kurabildiniz mi?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Tek başına bir hevesti. Öyle kurdum, kurduğum gibi kaldı, kimse gelmedi ama bayağı ümit ile kurmuştum.

karambol: “Olgunlaştım.” dediğiniz bir anınızı paylaşmak ister misiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Üniversitede bir kız arkadaşım vardı, Ankara’dan. Bu arada Eskişehir’de okudum, belirteyim. Bayağı uzun bir ilişkim oldu, bir ara uzak mesafe ilişkisi şeklinde devam etti. Sonra Ankara’ya yerleştim. Dedim, bir arada olalım. Bir sene iyi güzel, bir süre sonra apansız ayrıldık. Bastım İstanbul’a geldim. O zaman sanırım dedim: “Ulan herkes yalan, daha bunu bil!” Bu da benden Kafacılara Rosalinda misali bir hediye olsun.

karambol: İrlanda denilince aklınıza gelen üç kelimeyi söyleyebilir misiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Kızıl, huzur ve refah.

karambol: Dergide size bir köşe ya da sayfa verilseydi ne hakkında yazmak isterdiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Dergi yayın süreleri arasında okuduğum bir veya daha fazla kitap hakkında değerlendirme tarzı bir şeyler karalamak isterdim.

karambol: Gelecek hafta hangi kitabın incelemesini isterdiniz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Herkesin okuduğu bilinen bir modern klasik olsun isterim. George Orwell-1984.

karambol: Eklemek isteğiniz herhangi bir şey var mı? İleride Kafa Sözlük’ü nerede görüyorsunuz?

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası: Sözlüğün uzun ömürlü olduğunu düşünüyorum, kalıcı olacaktır. Çünkü mevcut sözlükler iyice zıvanadan çıkmış. Ayrıca radyo gibi yeniliklere sahip olması da buraya daha fazla yazar çekecektir. Erken kaydolduğum ve tanındığım için bir tatmin yaşayacağım aşikâr, insanız malum.

  • https://ip169.ozelip.com:10977