Sahte Anne Deneyi

Daha önce bir ebeveyninize olan sevginizin nedenini hiç düşündünüz mü? Nedeni kan bağı mı, uzun yıllar birlikte yaşamanız mı yoksa size kalacak yer verip karnınızı doyurmaları mı? İstisnalar olsa da aile, özellikle anne, herkesin yüreğinin özel bir yerinde muhafaza ettiği bir kavram. Belki de bunun nedeni her insanın ortak yanlarından biri olan duyduğumuz ilk sestir. Yani annemizin kalp atışlarıdır.

Sorumuzun cevabı için psikologlar çeşitli fikirler ortaya atıyor. Bundan yıllar önce, 1950-1960’lı yıllarda bazı psikologlar bebeklerin annelerine olan düşkünlüklerinin nedeninin annenin yavruya besin vermesi olduğunu düşünüyordu. O dönem psikologlarından Harry Harlow ise bunun sadece besinle alakalı olmayıp annenin yavruya verdiği rahatlık, sevgi, ilgi gibi faktörlerin de önemli olduğunu ileri sürdü. Elinde kanıt olmadığı için deney yapmaya karar verdi ve talihsiz denekler olarak da“rhesus” maymunlarını seçti.

Harry Harlow, bebeklerin anneye ihtiyacının sadece besin olmadığını öne sürüp sevgiye ihtiyaçları olduğunu belirtse de rhesus maymunlarını annelerinden ayıracak kadar fikrini ispatlama çabasına girdi. Zaten 1932’de laboratuvarında maymun evi açan Harlow, bazı maymunları ebeveynlerinden ayrı büyütüp gözlemledi. Bebeklerin anneden ayrı büyütülmesine “anneden yoksunluk” denir ve etik olmadığı için günümüzde yasaktır. Deneylerde ne kadar maymunların tüm bakımları yapılsa da anneyle büyüyen maymunlar ile annesiz büyüyen maymunların davranışlarının farklı olduğu gözlemlendi:

“…İçe dönüklerdi, sosyal becerilerden yoksunlardı. Çünkü bu yavrular sadece annelerinden değil, diğer yaşıtlarından da yoksun bir şekilde büyüyorlardı. Bu şekilde büyüyen yavruların daha agresif ve korku dolu olduklarını fark ettiler. Bir de… Bebek bezlerine aşırı düşkünlerdi.”

Annesiz büyüyen maymunlar çevreleriyle sağlıklı etkileşimde bulunamadı. Sevgiyi ve ilgiyi hissetmeyen ve dolayısıyla bilmeyen bir canlıdan nasıl bunu göstermesini bekleyebiliriz ki? Bir kişi, sadece bir kişi yeterlidir oysa. Bir kişinin sizi sevmesi, düşünmesi, sizinle ilgilenmesi ve size güvenmesi… Bir kişi bile yeterli olabilecekken eğer o da elinizden alınırsa ne kadar sağlıklı yetişebilirsiniz? Bilmediğiniz sevgiyi nasıl gösterirsiniz?

Biz bu etik dışı deney hakkında yorum yaparken Harlow, bebek bezine olan bu aşırı düşkünlüğün rahatlık, huzur, sevgi, sıcaklık vb. faktörlerden kaynaklandığını ileri sürdü. Rhesus maymunları bezlerine düşkündü çünkü annelerinden almayı bekledikleri sıcaklığı ve konforu bu bez parçasında buluyorlardı. Çünkü bezler yumuşak ve daha önce hiç hissedemedikleri kadar sıcaktı.

Deneye gelecek olursak… Harlow iki düzenek kurdu ve sahte maket maymun anneleri üretti. Bir tarafta tellerle üretilmiş anne, bir tarafta ise bezlerle üretilmiş anne…

Harlow, ilk koşulda tel olan annenin eline biberon ve maymunların çok sevdiği yiyeceklerden koydu. Bezden yapılmış annede ise biberon yani herhangi bir besin kaynağı yoktu. Diğer koşulda bez annede biberon vardı ve tel annede yoktu. Deneyin sonucu Harlow’un düşüncesini haklı çıkartsa da ne yazık ki yürek acıtan cinsten oldu çünkü maymunlar her iki koşulda da bezden yapılmış anneyi tercih etti. Bez annenin elinde biberon varken maymunların onu seçmesi zaten beklenen bir durumdu çünkü maymunların bezlere düşkünlükleri vardı. Fakat tel annenin elinde biberon varken orada beslendikten sonra bez annenin yanına gitmeleri insanların istediklerinde ne kadar acımasız varlıklar olduğunu gözler önüne serdi. Karınları doyduktan sonra bezden yapılan annenin yanına gidiyorlardı çünkü o sıcaklığa ihtiyaçları vardı. Sadece besinle hayatta kalamazlardı ve tek ihtiyaçları olan da besin değildi zaten. Tabii o dönem psikologlarına bu durum tokat gibi çarptı çünkü bebeklerin annelerine bağlılıklarının kendilerine sağladıkları besin veya bakımdan ziyade yumuşak ve sıcak bedenlerinin olduğu anlaşıldı. Aslında anlaşıldı dediğime bakmayın, Harlow için pek anlaşılmamış olsa gerek, bu deneylerle kalmayıp çok daha ileri gitti, düzeneklere maymunların korkacağı nesneler ekledi ve her seferinde maymunların bezden annenin yanına kaçtığını gözlemledi. Deneyin çeşitli versiyonlarıyla “Bağlanma Teorisi”ne de katkı sağlamış oldu.

Kısaca Harlow etik sınırlarını zorlayarak, her seferinde yavruları izole ederek deneylerini sürdürdü. Maymunlar bu deneylerden etkilenip büyüdüklerinde kendi yavrularını öldürünce ve/veya intihara kalkışınca Harlow eleştirilere maruz kaldı ve “Maymunları nasıl sevebilirsiniz ki?” diye bir soru yöneltti. “Bu acımasız deneyleri yapan kişiden daha çok sevebiliriz.” yanıtı geçmişte kendisine verildi mi, bilmiyorum. Sorunun cevabını vermek yazımı okuyan okura düşecektir.

                                                                                                                      armysuzy

Kaynakça:

http://www.flayrah.com/4651/famous-experiment-anthropomorphism-and-psychology

https://pixels.com/featured/harlows-monkey-experiment-photo-reearchers-inc.html

http://psychclassics.yorku.ca/Harlow/love.htm

  • https://ip169.ozelip.com:10977