Yalnızlığımızı Gören Muhteşem Varlıklar : Yıldızlar

Yalnızlığımızı görmeleri biraz benim abartmam oldu ama hemen kızmayın. Garip olaylar silsileleri içindeyken yalnızlığımızı görmüşler, çok mu? Evrene ve onun sırlarına her geçen gün yeni bir ışık tutuluyor, pamuk şekerinden yapılmış gibi görünen gezegenlerden bir yanı sıcacık, bir yanı Antarktika olan ölümcül gezegenlere kadar birçok yeni keşif yapılıyor. Bizler de insanoğlu olarak keşiflere yetişmeye çalışıyoruz.

Yetiştiğimiz keşiflerden biri de yıldızların göz kırpıyormuş gibi görünüyor olması. Taşraya veyahut ışığın az olduğu yüksek alanlardan birine gitmişseniz mutlaka kafanızı o güzelim gökyüzüne çevirmişsinizdir. Orada minik minik ışıkların yanıp söndüğünü görmüş ve çoğu zaman pek fazla umursamamışsınızdır. Ancak birileri bunu umursamış, bizim için nedenini araştırmış. Bilindiği gibi gördüğünüz minik ışıklar, çoğunluğu hidrojen ve helyumdan oluşmuş plazma küreleri. Bu plazma küreleri, Güneş kadar olmasa da bulundukları yerlerden göz kadrajımıza ulaşacak kadar parlaktırlar ancak ışıkları ara ara kesik ulaşır. Bahsettiğim ışıklar gözümüze ulaşana kadar aradan hayli zaman geçiyor, buna bir de gece yükselen hava dalgalarında kırılmalarını da ekleyince ortaya yanıp sönen minik küreler çıkıyor. Biz de buna “Yıldız göz kırptı.” şeklinde tepki veriyoruz. Benim gibi edebiyatsever biriyseniz de işi dallandırıyor, çiçeklendiriyor; “Yok, yalnızlığımın farkındalar, bana ‘Korkma, yalnız değilsin.’ mesajını yollamak istiyorlar.” diyorsunuz. Buradan bir şeyi daha anlıyoruz: Yıldızların gözümüze çarpan ışıkları aslında birkaç gün evvelki hâlleridir. Söylemeden geçemedim.

Tesadüf” veya “göz yanılması” dediğimiz hiçbir olay aslında sandığımız gibi değil. Tesadüf olan tek şey tesadüfün kendisidir.   

son feci mars

  • https://ip169.ozelip.com:10977